LEGİONELLOSİS ENFEKSİYONLARI
(14.12.2002)
Dr. C. Yüce KAYABEK
Enfeksiyon Hastalıkları & KI. Mikrobiyoloji Uzmanı
TANIMI:
1- Legionella genusuna ait bakterilerin yol açtığı hastalık grubudur.
Konu dört ana başlık altında değerlendirilecektir.
1. Legionella enfeksiyonları
2. Lejyoner hastalığı ve Turizm
3. Çevresel Önlemler ve Korunma Yöntemleri
4. Legionella Dezenfeksiyonu
Legionella enfeksiyonları:
GİRİŞ ve TARİHÇESİ
Legionellosis, klinik olarak genellikle iki formda seyreder:
1. Legionnaires’
hastalığı (Zatürre ile seyreden ve ölümcül olabilen form)
2. Pontiac
ateşi (Zatürre sebebi olmayan, kendiliğinden iyileşen ateşli form)
İlk olarak, 1976 yılında 21-24 Temmuz tarihleri arasında, Amerikan Lejyon Top
-
lantısının
(58th annual convention of the American Legion)
yapıldığı
Philadelphia
’da
The Bellevue Statford Hotel’de kalan 4400 üye arasında
Pneumonia
(Zatürre) salgı
-
nı ortaya çıkmış, salgına yakalanan 182 vakadan, 29 (%16)’u ölümle sonuçlanmış
-
tır
(1)
. Otel 1902-1904 tarihleri arasında yapılmış olup, 70 yıllık geçmişe sahip eski bir
oteldir.
Avrupa’da meydana gelen en büyük salgın ise Madrid’e yaklaşık 25 km mesa
-
fede bulunan, Alcala de Henares adlı bir İspanyol şehrinde meydana gelmiştir. 11
Eylül’de başlayıp, 18 Ekim 1996 tarihlerinde sona eren salgında etken
L. pneumop
-
hila
Tip 1 olup, kaynak çevredeki soğutma kuleleridir. Birçok vaka Pontiac ateşi şek
-
linde hastalığı geçirirken, 197 kişi zatürreye (Lejyoner hastalığı) yakalanmış, 11 va
-
ka ölümle sonuçlanmıştır. Zatürreye yakalananların 2/3’ü 60 yaş ve üzerinde olup,
yaş ortalaması 68’dir. Vakaların 2/3’ü erkektir.
6
Cumartesi Söyleşileri ———
Legionellaya bağlı infeksiyonların, yaklaşık % 71-85’inde etken L.pneumophi
-
la’dır; En sık hastalık etkeni L.pneumophila serogruplarının ise 1, 4, 6 olduğu tesbit
edilmiştir.
KLİNİK BULGULARI
Pontiac Ateşi
Pontiac ateşi, akut seyreden, antibiyotik tedavisi uygulanmasa bile kendi ken
-
dine iyileşen, grip benzeri bulgular gösteren, pnömoni ile seyretmeyen türüdür.
İnkübasyon periyodu; 24-48 saattir. Legionelloz enfeksiyonları içerisinde görül
-
me sıklığı %90-95 ve hatta üzerindedir. En sık semptomlar; halsizlik, adale ağrıları,
ateş, üşüme, titreme ve başağrısıdır. Ayrıca balgamsız öksürük, baş dönmesi, mi
-
de bulantısı diğer şikayetlerdir. Akciğer filminde patolojik bulgu yoktur. Bir hafta içeri
-
sinde kendiliğinden iyileşir.
Legionnaires’ Hastalığı ve Akciğer tutulumu
En önemli klinik bulgu zatürredir. Hafif öksürük ve ateşten, komaya kadar gide
-
bilen ve birçok organ yetmezliği ile kendisini gösteren, geniş bir yelpazeye sahiptir.
İnkübasyon periyodu 2-10 gündür, bağışıklığı baskılanmış kişilerde süre genellik
-
le kısadır. Hastalık ilk olarak, non-spesifik bulgular ile başlar. (Ateş, halsizlik, adale
ağrıları, iştahsızlık ve baş ağrısı gibi.)
Öksürük başlangıçta hafiftir, balgam üzerinde çizgi şeklinde kanlı görülebilir.
İshal %25-50 vakada görülür, genellikle sulu, nadiren kanlıdır. Bulantı, kusma ve ka
-
rın ağrısı; %10-20 vakada görülür.
Ateş; hemen hemen daima vardır, vakaların %19’unda 40.5°C’nin üzerindedir.
Kişinin hastalığı hangi formda geçireceği veya etkilenmemesi; su depolarında
-
ki mikroorganizmaların yoğunluğu ve kişilerin bağışıklık sisteminin duyarlılığı ile risk
faktörlerine bağlantılıdır.
Kişisel Risk faktörleri
Aşağıda belirtilen faktörler, hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır:
1.
Yaş:
ileri yaşlarda hastalığa yakalanma riski artar. İmmunitesi normal ço
-
cuklarda risk yok denebilecek kadar düşüktür.
2.
Cinsiyet:
Erkeklerde, kadınlara oranla görülme riski ortalama 3 kat yüksektir.
3.
Sigara:
20 adet/gün’den fazla düzenli kullanım,
7
——— Legionellosis Enfeksiyonları
4.
Alkol:
%40 ve üzeri alkol içeren içkiden, 35 cc/gün’den fazla düzenli kullanım,
5.
Kronik hastalıklar:
KOAH ve konjestif kalp yetmezliği, DM olanlarda,
6.
Immunosupressif ilaç kullanımı:
Özellikle kortikosteroidler (>20 mg/gün
prednizolon) kullanımı
7.
Cerrahi girişimler ve transplantasyon:
Organ transplantasyonları, Kİ
transplantasyonu, baş ve boyun cerrahisi ile ilgili operasyonlar,
8.
Entübasyon ve mekanik ventilasyon:
girişimleri,
9.
Hairy cell leukemia
’da, risk yüksektir.
*İlginçtir ki; Nötropenik hastalarda, diğer lösemi tiplerinde ve HIV (+) hastalarda
riskin daha yüksek olduğu görülmemiştir.
Tedavisi:
Lejyoner hastalığı formunda seyreden vakalar, genellikle hastanede tedavi ge
-
rektiren ve yoğun etkili antibiyotik tedavisi uygulanan vakalar olup, ölüm oranı %10-
30 arası değişmektedir.
Lejyoner hastalığı ve Turizm
Teknoloji, iletişim, bilgi, kültür ve ekonomide meydana gelen gelişmelere para
-
lel olarak, günümüzde turizm ve turist sağlığı önem kazanmaktadır. Turistler kendi ya
-
şadıkları ortamda sağlıklı olmalarına karşın, ziyaret ettikleri yerlerde ya da kendi or
-
tamlarına döndüklerinde hastalanabilmektedirler.
Özellikle Avrupa ülkeleri, ABD ve Avustralya başta olmak üzere çeşitli ülkeler,
konu hakkında, geniş ve düzenli bilgiye sahip olabilmek için kuruluşlar ve çalışma
grupları kurmuşlardır. Legionellaya yakalanan vakalar değerlendirilerek, hastalığın
hangi ülkeden –hangi konaklama yeri (Otel, motel, tatil köyü vs.)– aracılığıyla bulaş
-
tığı tesbit edilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizide kapsayan çalışma grubu EWGLI
(European Working Group for Legionella İnfections) olup vaka tanımı aşağıda belir
-
tilmiştir.
VAKA :
Seyahate çıkan şahsın, evinden uzakta en az bir gece veya daha faz
-
la geçirmiş olması ve bu sürenin hastalığın başlangıcından itibaren 10 günü geçme
-
mesi gerekmektedir.
Ancak yine de kalınan yer, hastalığın kaynağı olarak direkt
gösterilemez, sadece "şüpheli yer" olarak değerlendirilir.
EWGLI ile direkt elektronik iletişim içinde olan 34 ülke bulunmaktadır. Bu ülke
-
ler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir (1996).
8
Cumartesi Söyleşileri ———
EWGLI ile bağlantılı ülkeler
Almanya
İspanya
Macaristan
Avusturya
İsveç
İsrail
Belçika
İsviçre
Litvanya
Çekoslovakya
İtalya
Letonya
Danimarka
Malta
Lüksemburg
Finlandiya
Norveç
Kuzey İrlanda
Fransa
Portekiz
Polonya
Hırvatistan
Rusya
Romanya
Hollanda ve Antiller
Slovenya
Tunus
İngiltere ve Galler
Türkiye
Slovakya
İrlanda
Yunanistan
İskoçya
Estonya
T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar
ve yaptırımlar
Sağlık Bakanlığı konunun önemi doğrultusunda ilk olarak 30.05.1996 tarih ve
6076 sayılı daimi genelge yayınlamış, daha sonra bu genelge yürülükten kaldırıla
-
rak, 01.05.2001 yılında B100TSH0110001 sayılı ve Seyahat ilişkili Lejyoner hastalı
-
ğı kontrol programı konulu, Sağlık Bakanımız Doç. Dr. Osman Durmuş imzası ile
DAİMİ GENELGE yayınlanmıştır.
Özetle:
• Lejyoner hastalığı hakkında genel bilgiler verilmiştir,
• "Seyahat ilişkili Lejyoner hastalığı sürveyansı, VAKA ve ÇEVRESEL sürveyans ola
-
rak iki bölümde yapılır",
• "Bilinen bir vaka olmadan, çevresel sürveyans yapmak, akılcı bir yaklaşım olmadı
-
ğı gibi, kaynakları israf etmekten ve zaman kaybından öteye gidemez" denilmekte
-
dir.
• Vaka ihbar edilen tesise (EWGLI tarafından, hem Sağlık Bakanlığına, hem de otele
bilgi verilmektedir) ilk gidişte ve ikinci gidişte yapılması gereken çevresel önlem
-
ler hakkında bilgiler, uygulamalar ve yaptırımlar söz konusudur, ve aşağıdaki uya
-
rı mevcuttur;
"Özellikle vaka ya da salgın ihbarı durumlarında otel işletmesinin endişeye ve
hatta paniğe kapıldığı; bu nedenle henüz kaynak araştırması için su örneklemesi ya
-
pılmamışken dezenfeksiyon çalışmalarının uygulandığı gözlenmiştir. Bu,
epide
-
9
——— Legionellosis Enfeksiyonları
miyolojik açıdan önemli bir bilgiyi
-legionella bakterisinin sistemde kolonize olup
olmadığına dair bilgiyi- kaybetmemize neden olmaktadır.
Vaka veya salgının, ihbar
edilen otel ile bağlantılı olduğuna dair güçlü bir kanaat varsa laboratuvar bul
-
gusunun menfi çıkması bunu değiştirmez;
tam tersine laboratuvar sonucunun gü
-
venirliği hakkında kuşku doğurur veya ihbar üzerine su örneklerine müdahale edildi
-
ği akla gelir. Bu nedenle sonucu yanıltıcı çabalardan kaçınılmalı, sürveyansa yardım
-
cı olunmalıdır."
• "Seyahat İlişkili Lejyoner Hastalığına yönelik yapılması gerekenler, vaka bildirimi
temeline dayanmaktadır.
Vaka bildirimi yapılmayan konaklama tesislerine yö
-
nelik olarak su analizi esaslı çalışmalar yapılmayacaktır.
Fakat bu tesislerin de
Lejyoner hastalığına yönelik belirli çalışmaları yürütmesi gerekmektedir." denil
-
mektedir.
• Yurtdışı birçok uygulama da benzer şekildedir, sularda Legionella ve bakteri ana
-
lizleri tesisattaki uygulamanın etkinliği ve takibi açısından yani OTOKONTROLÜ
için gereklidir. Ayrıca tesislerle bağlantılı seyahat acentalarının, müşteri gönder
-
mek için bu testlerin yapılmasını şart koştuğu belirtilmektedir! Vaka çıkması du
-
rumunda ise seyahat acentaları tarafından (EWGLI bağlantılı) yapılan tüm çalış
-
malar ve BELGELEMİŞ KAYITLARIN gönderilmesi istenmektedir.
• "EK 7. Lejyoner Hastalığı Görülmeyen Konaklama Tesislerinde Yapılması Gereken
Rutin Uygulamalar" başlığı altında alınması uygun görülen tedbirler belirtilmiş
olup,
"Lejyoner hastalığına yönelik belirli çalışmaları yürütmesi gerekmekte
-
dir"
denilmesine rağmen, VAKA ÇIKMAMASI DURUMUNDA herhangi bir yaptırım
söz konusu değildir.
Ülkelere gelen turist sayılarına göre yapılan değerlendirmede; Vaka sayısı/Tu
-
rist sayısı (10
7
) olarak
Seyahat
edilen ülke
1995 yılı
1996 yılı
1997 yılı
1998 yılı
1999 yılı
2000 yılı
2001 yılı
İSPANYA
13,5
10,9
10,8
11,5
9,8
11,2
12,7
FRANSA
2,2
3,4
4,2
4,1
6,0
7,3
9,5
İTALYA
6,5
7,3
7,1
5,5
12,3
8,7
19,4
TÜRKİYE
36,4
25,6
34,0
35,1
25,3
41,7
65,2
YUNANİSTAN
14,9
17,4
15,8
11,9
18,4
16,8
13,3
10
Cumartesi Söyleşileri ———
0.010.020.030.040.050.0‹SPANYAFRANSA‹TALYATÜRK‹YEYUNAN‹STAN1995 y›l›1996 y›l›1997 y›l›1998 y›l›1999 y›l›2000 y›l›2001 y›l›
Çevresel Önlemler ve Korunma Yöntemleri
L. pneumophila, doğal olarak çevresel su ve su kaynaklarında düşük konsant
-
rasyonlarda bulunmasına karşın, insan yapımı sistemlerde (soğutma kuleleri, su da
-
ğıtım sistemleri ve depoları) nedeniyle daha yoğun bulunur.
Klora dirençli, aside zayıf dirençli, solunum sisteminde kolay üreyen bir bak
-
teridir.
L. pneumophila
, geniş fiziksel yelpaze içerisinde, su örneklerinde yıllarca can
-
lı kalabilen bir bakteridir.
Çevresel ortamda üç şekilde bulunurlar;
1- Su içerisinde serbest halde,
2- Mavi-yeşil alglerde, amip ve kamçılı protozoonlarda.
• Legionella bunların karbon ve enerji kaynaklarını kullanarak üreyen ve belirli bir üre
-
me yoğunluğuna erişince adı geçen canlıları parçalayan mikroorganizmadır.
Amip içerisinde yerleşerek su içerisinde simbiyoz yaşam sürdüren
Legionella
bakterisi;
• Su depolarının dip kısmında
kommensal mikroflora
ile ortak yaşam gösterir,
• Hücreiçi yaşayabilir ve hızla çoğalabilir,
• Özellikle salgınlarda amip içi formu, sıklıkla etkendir,
• Bu sayede ısıya, asiditeye, yüksek ozmolariteye karşı daha dayanıklıdır,
• Kullanılan dezenfektanlar ve biyositlerin etkinliği daha düşüktür,
11
——— Legionellosis Enfeksiyonları
60.0
70.0
• Amip içi bakteriler kültürde üremezler.
3- Biyofilm içerisinde yaşarlar.
Böylece;
• Beslenmeleri için gerekli nutrientleri (demir ve tuzları) sağlarlar,
• Genelde kullanılan klora karşı direnç sağlarlar, klorun biyofilmin içerisine girişinin
çok zayıf olması, üremesini ve çoğalmasını arttırır.
Legionella bakterisinin yaşama koşullarını etkileyen faktörler:
1. Sıcaklık
Sıcaklıkla ilgili veriler:
0-20 °C: Üremesi durur.
(Ancak ölmemekte ve eksi derecelerde aylarca
yaşayabilmektedir!)
20-25 °C
: Üremesi önemsiz derecededir.
25-42 °C
: Üreme için en uygun sıcaklık aralığıdır.
37 °C
: Uygun ortamda 2 saat içinde iki katına çıkar. 48 saat içinde
de sayısal olarak ileri derecede çoğalarak tehdit edici boyuta
ulaşır.
43-50 °C
: Üremesi durur.
50 °C
: Birkaç saat yaşayabilir.
60 °C
: Birkaç dakika yaşayabilir.
70 °C
: Teorik olarak yaşam şansı sıfıra yakındır (ancak ortamdaki ko
-
rozyon ve sistemin projelendirilmesi sonucu %100 etkinlik kolaylık
-
la sağlanamaz, %99,999 etkinlik bile yeterli sayılmamalıdır).
2. pH değeri :
6,9 en uygun değerdir.
3. Demiroksit
büyüme ve çoğalmayı hızlandırır.
Hijyen (nutrientler):
Kirler ve birikintiler kuluçka için uygun ortam oluşturulur.
Kommensal mikroflora:
Ortamda bulunan diğer mikroorganizmaların varlığı.
İnfeksiyon kaynakları
Su dağıtım sistemleri L.pneumophila’nın yayılımı açısından temel kaynaklar
-
dır; Hastane su dağıtım sistemleri ile, hastanede oluşan enfeksiyonlar arasında bağ
-
lantı moleküler fingerprinting yöntemi ile saptanmıştır. Örneğin; L. pneumophila ile
oluşan hastane infeksiyonlarında; İngiltere’deki 21 hastanenin 12’sinin su deposun
-
dan bakteri izole edilmiştir. Toplumdan kazanılmış Legionella hastalığı, endüstriyel
ve yerleşim bölgelerindeki su kaynaklarının kontaminasyonu ile bağlantılıdır.
12
Cumartesi Söyleşileri ———
Etkenin tesbit edildiği yerler:
• Soğutma kulelerinin ve klima cihazlarının suyundan,
• Sıcak ve soğuk su sistemlerinden; su tanklarından, duş başlıkları ve sıcak su mus
-
luklarından, bahçe sulamalarda kullanılan sprinklerden,
• Termal banyolar, çamurlar ve kaplıcalardan,
• Derelerden, ufak göllerden ve bunların kıyılarındaki topraktan,
• Ayrıca oda nemlendiricilerinin de, L.pneumophila içeren aerosolleri yaydığı saptan
-
mıştır.
• Mekanik solunum cihazlarında kullanılan araç ve gereçlerin, solunum yolu içindeki
tüplerin, lejyoner mikrobu ile kirli sularla yıkanması sonucunda, fazla sayıda hasta
-
ne infeksiyonu olgusu bildirilmiştir.
• Kazılan topraktan çıkan aerosollerin de enfeksiyonun yayılmasında rol oynadığı
saptanmıştır.
Yaraların, lejyoner mikrobu ile kirli sularla yıkanması sonrasında oluşan yara
infeksiyonları, hemodiyaliz fistül infeksiyonları ve gastrointestinal sistem infeksiyonla
-
rı da olgu takdimi olarak bildirilmiştir.
Lejyoner hastalığının insidansı, su depolarındaki mikroorganizmaların yo
-
ğunluğu ve kişilerin bağışıklık sisteminin duyarlılığı ile bağlantılıdır.
Laboratu
-
var tanı yöntemlerinin yetersizliği nedeni ile, Legionella infeksiyonlarının bilinenden
çok daha fazla olabileceği belirtilmektedir.
Bulaşma yolları
L.pneumophila’nın yayılım yolunun sıklıkla, pülvarize dağılan legionella ile en
-
fekte su zerreciklerinin hava yolu ile etrafa dağılması olup, üstün gelen tezdir. Bunun
en kuvvetli kanıtı Pontiac ateşidir. Michigan Pontiac Sağlık Bölümü binasında 1968
yılında oluşan infeksiyondan dokuz yıl sonra, aynı binanın soğutma kulesinden L.
pneumophila izole edilmiştir.
Lejyoner hastalığı oluşumunda çevresel risk faktörleri
1- Lejyoner hastalığının oluşabilmesi için Legionella bakterisi ile kirlen
-
miş suyun aerosol halinde solunması gerekir.
Böylece mikrop akciğere ulaşarak hastalığı oluşturabilir. Solunabilen aerosol
-
de (pülverize haldeki su ile hava karışımında) su tanecik büyüklükleri
1 ila 5 mikron
çap aralığındadır. Tanecik çapı küçüldükçe tehlike riski artar, çünkü 5 mikron ve altın
-
daki su zerrecikleri akciğerin en derin noktalarına kadar geçebilir ve bunlar tekrar ko
-
13
——— Legionellosis Enfeksiyonları
layca dışarı atılamaz. Öte yandan küçük tanecikler hava akımları ile çok uzak me
-
safelere taşınabilir (soğutma kulelerinden 3 km mesafelere kadar).
2- Hastalık riski solunan mikrop sayısı ile orantılıdır.
Solunan aerosol ne kadar yoğun bir biçimde Legionella bakterisi ile kirlenmiş
-
se ve bu aerosol ne kadar yoğun ise, aynı oranda hastalığa yakalanma riski vardır.
3- Bir diğer önemli risk faktörü de temas süresidir.
Duş yaparken temas süresi dakikalar mertebesindedir. Halbuki bir terapi havu
-
zunda veya jakuzide bu süre daha uzundur. Örneğin bir soğutma kulesinden kaynak
-
lanarak kirlenmiş bir binada ise, her gün 8-10 saat temas süresi söz konusudur.
Legionella bakterisi doğada ve su kaynaklarında bulunmaktadır. Şebeke sula
-
rının dezenfeksiyonu, legionella bakterisinin tamamen ortadan kaldırılmasını sağla
-
yamaz, bir miktar bakteri mutlaka sistem aracılığı ile binalara ulaşır, ancak önemli
olan bu yolla binaya ulaşan su içinde, bakterinin üreyip çoğalabilmesi için uygun or
-
tamın yaratılmamasıdır.
Hastalığın geçişindeki zincirin en önemli üç halkası; Legionella bakterisi
-
nin çoğalması, yayılması ve geçişidir. Bu aşamalar mekanik tesisat içerisinde
meydana geldiğine göre, hastalıkla mücadelenin esas alanı, bina tesisatı olmak
-
tadır.
Bu alanda hastalık; tesisatın mühendislik tasarımının iyi olması, tasarlanan pla
-
nın iyi uygulanması ve daha sonra da tesisatın işletimi süresince gerekli bakım ve
önlemlerin alınması ile önlenebilir.
Tesisatta Legionella potansiyeli olan yerler
Legionella bakterisinin büyümesi için:
• Uygun sıcaklık gereklidir, daha önce bahsedildiği gibi 25-42°C üreyebilmesi için en
uygun aralıktır.
• Suyun pH değeri : 6,9 en uygun değerdir.
• Ortamdaki demiroksit büyüme ve çoğalmayı hızlandırır.
• Hijyen: Kirler ve birikintiler kuluçka için uygun ortam oluşturur.
Tesisatta Legionella üremesine uygun olan ve lejyoner hastalığının çıkmasına
neden olabilecek sistem ve elemanlar aşağıda sayılmıştır. Bu sistem ve elemanlar
-
dan kaynaklandığı belirlenen lejyoner hastalığı vakaları mevcuttur.
• Kullanım su sistemleri (duşlar, musluklar ve su depoları)
• Soğutma kuleleri ve buharlaşmalı (Evaporatif) kondenserler
• Fankoiller ve split klimalar
14
Cumartesi Söyleşileri ———
• Açık sistem güneş kollektörleri
• Terapi havuzları, jakuziler
• Nemlendiriciler (özellikle sulu tip)
• Süs havuz ve çeşmeleri, fıskiyeler
• Bahçe sulama ve yangın söndürme sistemlerinde kullanılan springler sistemi
Su sistemleri ve Legionella kolonizasyonu riski:
Kullanım (açık devre) su sistemleri
En iyi korunan içme suyu kaynaklarında bile küçük miktarlarda, mikrobiyolojik
hayat formları bulunabilir. Bu bakteriler şebeke ile konutlara taşınır. Ancak iyi bir şe
-
hir şebekesinde bu bakterilerin sayısı çok azdır ve zararlı düzeyde değildir. Eğer bi
-
na tesisatında uygun koşullar yaratılırsa, bakteriler hızla çoğalır, sayısal olarak kısa
sürede çok yüksek miktarlara ulaşır ve hayatı tehdit eden kirlenmelere yol açabilir.
Su tankları, kullanılmayan boru sistemi parçaları, su filtreleri ve duş başlıkları
bakteri ve virüslerin çoğalma yerleridir.
Hatalı tasarım, kötü bakım ve işletme Legionella gelişmesi ve çoğalması için
uygun şartları yaratabilir. Özellikle suyun durgun kalmasına veya çeperlerde biyofilm
oluşmasına imkan tanınıyorsa, bu potansiyel daha fazla olacaktır.
Kullanım suyunun sıcaklığı, Legionella bakterisinin çoğalması açısından en
önemli faktördür. Soğuk suyun daima 25°C’nin altında, sıcak suyun ise 50°C’nin üze
-
rinde tutulması gerekir.
Evlerde su tesisatının Legionella potansiyeli ve lejyoner hastalığı ile ilişkisi ko
-
nusunda İngiltere’de bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre;
• Boylerin 60°C ve üstünde set edilmesi halinde araştırma kapsamındaki evlerin
20/32 sinde (% 62,5’unda) Legionella bakterisine rastlanmamıştır.
• Sıcak su cihazlarında (Boyler) Legionella bulunduğunda, sıcak su musluklarının ço
-
ğunda da Legionella bulunmuştur. Cihazda Legionella yokken musluklarda çok az
rastlanmıştır.
• Evlerde en büyük risk faktörü, kapaksız su depoları bulundurma halinde geçerlidir.
• Kirli görünüşlü su içeren depolar veya yüzeyleri kirli görülen depolar daha fazla Le
-
gionella riski taşımaktadır.
• Eğer soğuk su sisteminde Legionella varsa, kullanma sıcak suyu sisteminde daha
fazla risk oluşmaktadır. Bu durumda, su sıcaklığı çok önemli bir parametredir.
15
——— Legionellosis Enfeksiyonları
Soğutma kuleleri ve buharlaşmalı kondenserler
Soğutma kulelerini kapalı devreli ve açık devreli olarak ikiye ayırmak mümkün
-
dür.
A-Kapalı devre soğutma kuleleri:
Kapalı devre soğutma kulelerinde, soğutulmak istenen proses akışkanı (chiller
devresinde dolaşan su) hava ile doğrudan temasta değildir. Su boruların içindedir.
Boru dışında boruları ıslatan ve hava ile temasta olan sekonder devre suyu, açık
devreli soğutma kulelerine göre çok daha az miktardadır. Sekonder devrede dış bo
-
rulama genellikle yoktur. Su tamamen cihaz içinde sirküle eder.
B-Açık devre soğutma kuleleri:
Soğutma kuleleri, dizayn itibarı ile bakterilerin oluşumu ve çoğalması için en
uygun ortamlardan biridir (Şekil1). Kule tabanında, haznedeki su pompa ile konden
-
sere basılır. Su; kondenserden geçerken, soğutucu akışkan üzerindeki ısıyı alır ve
tekrar soğutma kulesi üst noktasından kule tabanına doğru akar. Akış esnasında su,
kule tabanına doğru damla tutucular arasından yavaşça akarken, kule üzerindeki fan
da damla tutuculardan yukarıya doğru sağladığı hava geçişleri ile suyu buharlaştı
-
rarak soğutur. İşte bu proses esnasında, aerosol olarak dökülen su, ters akımla ha
-
va ile ortama pülvarize yayılmaktadır.
Her ne kadar su tutucu perdelerde sürüklenen suyun bir kısmı tutulsa da, ge
-
nellikle 5 mikron altındaki su zerrecikleri etrafa yayılır. Damla tutucu olmadan sürük
-
lenen su, resirküle suyun % 11’i kadardır. Kaliteli tip soğutma kulelerinde damla tutu
-
cularla bu oran % 0,1’a kadar indirilir.
Bundan dolayı, damla tutucular kulelerin en
önemli elemanlarından biridir.
Soğutma kulelerinde Legionella bakterisinin çoğalacağı yer su haznesidir (veya