|
TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ, Sayı 92, 2006
29
Tesisat Mühendisliği Dergisi
Sayı: 92, s. 29-32, 2006
1. GİRİŞ
Biyofilm, canlı veya cansız bir yüzeye yapışarak
kendi ürettikleri polimerik yapıda jelsi bir tabaka
içinde yaşayan mikroorganizmaların oluşturdu
-
ğu topluluk olarak tanımlanabilir [1]. Bu jelsi taba
-
ka, bakteri hücreleri tarafından üretilen EPS adı
verilen polisakkarit bazlı bir kafestir [2]. EPS, ter
-
minolojide extracellular polymeric substances,
exopolysaccharides ya da exopolymers terim
-
lerinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. EPSyi
biyofilm tabakasında bakterilerin hücre dışına
saldıkları ve onları bir arada tutan çimento gibi
düşünebiliriz. Birçok araştırıcı tarafından farklı
tarif edilmesine karşılık biyofilm tabakasından
söz edilmesi için gereken 3 temel eleman yüzey,
mikroorganizma ve EPSdir. Biyofilm tabakası çok
farklı çevrelerde oluşabilirken, en basit biyofilm
tabakası bile karmaşık bir dinamiğe sahiptir (Şe
-
kil 1). 1930lu yıllardan bugüne dek yoğun olarak
araştırılan biyofilm tabakası, endüstriyel / evsel
su sistemlerinde, ısı değiştiricilerde, su ileten bo
-
rularda, gemi karinalarında, su arıtma, depolama,
işleme ve dağıtım tesislerinde biyofauling olarak
da adlandırılan istenmeyen tortu ve tabakalaş
-
malara yol açarak önemli derecede ekonomik ka
-
yıplara yol açar [3].
2. BİYOFİLM TABAKASI
Yaşam alanlarının çeşitliliği ve genişliği açısın
-
dan bakteriler dünyanın en başarılı yaşam form
-
larıdır. Su depo ve borularında az sayıda da olsa
besin maddeleri ve mikroorganizmalar devamlı
olarak bulunur. Bir çok çalışma, su şebekelerin
-
de bakteriyel üreme ile suyun estetik ve hijyenik
kalitesini bozulduğunu belirtmektedir. Lejyoner
Su Şebeke Sistemlerinde
Mikrobiyal Biyofilm Tabakası
Dr. İrfan Türetgen
*
Özet
Biyofilm tabakası, birbirlerine ve yüzeye tutunmuş mikroorganizma topluluğu olarak tanımlanır. Biyofilm tabakası
besin maddelerini biriktirmesi, içindeki mikroorganizmaları dezenfektanlardan, bakterileri yiyerek beslenen
canlılardan, virüslerden ve pH dalgalanmalarından koruması gibi birçok avantajı sunmaktadır. Su sistemlerinde
bakterilerin çoğalması ve biyofilm tabakasının oluşumu halk sağlığı ve endüstri açısından büyük bir problem
oluşturur. Biyofilm tabakası, şebeke suyu ileten boru ve depolarda su kalitesinin bozulması ve işletim ile ilgili
sorunları beraberinde getirir. Dezenfektanlara toleransına ek olarak karmaşık fiziksel yapısı ve dinamik
doğasından ötürü ölçümü, izlenmesi, kontrolü zor olmakta ve mücadele stratejilerinin etkinliğini azaltmaktadır.
Biyofilm tabakasının kontrolü, su şebeke sistemlerinin sağlıklı işletilmesinde çok büyük bir paya sahiptir.
Anahtar kelimeler: Biyofilm, şebeke suyu sistemi, mikrobiyal ekoloji, dezenfektan.
İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Vezneciler İstanbul
![]() ![]() hastalığı, kistik fibroz, kalp kası enfeksiyonu, orta
kulak iltihabı, periyodontit, osteomiyelit, kronik
prostat gibi hastalıkların etkenlerinin biyofilm iliş
-
kili mikroorganizmalar olduğu göz önüne alınırsa
tehlikenin ne kadar büyük olduğu anlaşılabilir [1].
Endüstriyel ya da evsel su sistemlerine gelen şe
-
beke suyu kilometrelerce uzunlukta borulardan
geçerek, bazen depolarda bekledikten sonra kul
-
lanılmaktadır. Suyun boru içindeki akış hızının
azalması ya da durmasıyla biyofilm oluşumun
daha hızlı gerçekleştiği bilinmektedir. Bu neden
-
le az kullanılan su sistemlerinde ya da bina içi te
-
sisattaki ölü uçlara giden borularda mikroorganiz
-
malar daha kolay çoğalmaktadırlar. Biyofilm taba
-
kası endüstriyel su sistemlerinde ısı değiştirici
-
lerde sıcaklık transfer veriminin düşmesine, boru
çapının daralmasıyla sistem basıncının artması
-
na ve bunun sonucu olarak bağlantı noktalarında
sızdırmaya neden olmaktadır. Mikroorganizmala
-
rın bu tabaka içinde yaşarken hücre dışına sal
-
dıkları yan ve son ürünlerle mikrobiyolojik olarak
indüklenen korozyon başlamakta, bu sorunlara
maruz kalan enerji santrallerinin soğutma kuleleri
bakım ve onarım için günlerce kapalı kalmakta ve
çok büyük ekonomik kayıplara yol açmaktadır.
Benzer bir korozyon problemi mikroorganizmalar
tarafından gemilerin yakıt ileten borularında ger
-
çekleştiğinde bakım için gemi karaya çekilmekte
ve haftalarca sefere çıkamamaktadır.
Bakteriler, şebeke suyu gibi besin varlığı açısın
-
dan zayıf bir ortamda yaşamak ve çoğalmak için
her zaman daha avantajlı bir ortam ararlar. Özel
-
likle metabolik açıdan aktif bakteriler yüzeye tu
-
tunmak için olağanüstü bir istek gösterirler. Ta
-
nımlanmış olan bakterilerin %99u bu biyofilm ta
-
bakası içinde yaşayabilmektedir [1]. Sucul or
-
tamlarda besin maddeleri de katı yüzeylerin yakı
-
nında birikme eğilimi gösterirler. Ancak sucul or
-
tam içindeki yüzeylerde oluşan biyofilm tabakası
-
nın büyüklüğü, hücre çoğalması ve EPS üretimi
için gerekli besin miktarı ile sınırlıdır. Besin mik
-
tarının çok az olduğu ortamlarda bölgesel biyo
-
film gelişimi olur. Biyofilm tabakasının oluşumu
sıcaklık, su akış hızı, suyun kimyasal ve mikro
-
biyolojik parametreleri, dezenfektan maddeler ya
da kalıntılarına bağlı olduğu gibi depo ve boru
malzemelerinin tipine de bağlıdır.
Hallam ve arkadaşları [3] su şebeke sistemlerin
-
de yaptıkları bir çalışmayı şu ana başlıklarla
özetlemektedirler:
-
Biyofilm tabakası, gözle görülebilir büyüklükte
-
ki organizmaların bile çoğalmasına imkan ve
-
rebilecek besin zincirinde başlangıç noktası
konumundadırlar.
-
Bakteriyel üreme şebeke suyunda bulanıklık,
30
TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ, Sayı 92,
2006
Şekil 1: Bakterilerin yüzeye tutunması ve çoğalarak mikrokoloni oluşturması. Alt sıradaki resimler
mikroskobik görüntüleridir
(Montana State Üniversitesi, CBE, Costerton & Stoodleyden).
kötü tat, koku ve renk değişimine neden ola
-
bilir.
-
Biyofilm tabakası içinde sağlık riski oluştura
-
bilecek mikroorganizmalar barınabilir.
-
Bakteriyel üreme sonucunda metal depo ve
borularda korozyon meydana gelmektedir.
Biyofilm tabakası, bakterileri başta klor olmak
üzere dezenfektanlardan, besinsizlikten, kuraklık
-
tan, pH dalgalanmalarından, toksinlerden, virüs
-
lerden korur; hücreleri bir arada tutar. Biyofilm ta
-
bakası bir difüzyon kalkanı ya da moleküler filtre
gibi davranarak barındırdığı mikroorganizmaları
korur. Özellikle temizliği göz ardı edilen su tankla
-
rı ve depolarda biyofilm tabakası bakterilerin yer
-
leşmesi için ideal bir sığınak durumuna gelir [4].
Bakteriler, sucul ortamlarda serbest yüzmek yeri
-
ne bir yüzeye tutunmayı tercih ederler. Bunun se
-
bepleri; tutunduğu yüzeyin besin kaynağı olması,
suyun akışıyla tutunduğu yere besin maddesi ta
-
şınması ya da su akışı sayesinde bol oksijen
bulunması olabilir. Biyofilm tabakasının oluşu
-
mundaki ilk basamak yaklaşmadır. Bakteri, tutu
-
nacağı yüzeye aktif hareket ya da konveksiyon ile
yaklaşır. Yüzeye kritik uzaklıkta olduğu anda
[yaklaşık 1 nanometre], bakteri itici ve çekici güç
-
lerin etkisiyle ya yüzeye yapışır ya da itilir. Bu iti
-
ci ve çekici güçler; elektrostatik ve hidrofobik etki
-
leşimler, van der Walls bağlarının kuvveti, sıcak
-
lık, hidrodinamik güçler olarak tanımlanmaktadır.
Elektrostatik etkileşimler daha çok itici güçlerdir,
çünkü bakteriler ve katı yüzeyler negatif yüklüdür.
Yüzeyle ilk temasın gerçekleşmesinde hidrofobik
etkileşimlerin katkısı büyüktür. Bunun yanında
bakterinin tutunmasını kolaylaştıran hücre dışı
yapıları, pH, besin miktarı, sıcaklık da yüzeye ya
-
pışmada etkili role sahiptir. Bakteri, sahip olduğu
hücre dışı uzantılar ya da saldığı polimerler ile
yüzeye sıkıca bağlanır. Bu bağlanma geri dönü
-
şümsüzdür. Yüzeye sıkıca tutunan bakteri bura
-
da çoğalarak önce mikrokolonileri, mikrokoloniler
de büyüyerek ve genişleyerek biyofilm tabakası
-
nı oluşturur. Bakterilerin hücre dışına saldıkları
EPS, kimyasal ve fiziksel özellikleri bakımından
farklılık gösterse de polisakkarit yapıda bir poli
-
merdir ve biyofilm tabakası içindeki total organik
karbon miktarının % 50 ila 90ını temsil eder. Ya
-
pı olarak, ortam şartlarına bağlı olarak değiş
-
kenlik gösterebilen, bünyesinde oldukça fazla su
tutabilen yarı katı bir tabakadır. Biyofilm tabakası
-
nın %97si su olması özelliği ile barındırdığı mik
-
roorganizmaları kuruluğa karşı bir derece koru
-
yabilmektedir [1].
Biyofilmin doğal oluşum sürecinde tabaka içine
farklı türlerde mikroorganizmalar katılmakta ve
heterojen bir yapı hüküm sürmektedir. Çoğunluk
-
la bakterilerin baskın olduğu biyofilm tabakaların
-
da mantar ve çok hücreli canlılara da rastlanmak
-
tadır[5].
Su sistemlerinde bakteri sayısı tayini su kalitesini
belirleyen kriterlerden biridir ve bakterilerin bir
kısmı fırsatçı patojen oldukları için sağlık riski
oluşturabilmektedir. Kısıtlı risk değerlendirme
çalışmaları ve yetersiz salgın hastalık verileri ne
-
deniyle bakterilerin insan sağlığına olan olumsuz
etkileri arasında tam bir bağlantı kurulamamıştır.
Bakteri sayısı tayini ile depo ve sirkülasyon sula
-
rındaki mikrobiyal değişimler kolayca izlenebilir.
Ayrıca su sistemlerinin yapımında kullanılan mal
-
zemeler üzerindeki mikrobiyal populasyonun öl
-
çümü için de kullanılır. Biyofilm tabakası içinde
barınan bakteriler, su fazında serbest yüzenler
-
den sayıca üstündür [7]. Toplam bakteriyel yükün
%95i biyofilm tabakasının içinde bulunur. Suda
serbest yüzen bakterilerin ölçülmesiyle yapılan
analizler çok küçük bir kısmı yansıttığından, ger
-
çek bir değerlendirme için suyun temas ettiği yü
-
zeyden biyofilm örneği de alınarak yorum yapıl
-
malıdır.
Doğal ya da insan yapımı su sistemlerinde geli
-
şen biyofilm tabakasındaki bakteriler, düşmanla
-
rı olan organizmalara karşı korunurken aynı za
-
manda çeşitli özelliklere sahip farklı dezenfek
-
tanlara da direnç gösterirler [8]. Bu mücadelede
farklı mekanizmalar iş görürler. Bunlardan biri,
biyofilm tabakasının dip kısımlarına dezenfektan
-
ların erişiminin zor olması ya da olmayışıdır. Ta
-
baka, dezenfektan geçişini yavaşlattığı gibi on
-
ların sudaki çözünme hızını yavaşlatır. Bir hipo
-
teze göre, az besin bulunan su şebeke sistemin
-
deki biyofilm bakterileri açlık nedeniyle yavaş
üreme ya da durgunluk evresine geçer ve bu me
-
tabolik değişiklik onu dezenfektanlara daha di
-
rençli kılar. Daha farklı bir hipoteze göre, biyofilm
tabakası içindeki bakteri farklı bir yaşama tarzı
-
na adapte olur. Bu durum besin azlığına karşı
yapılan bir davranış değil, yüzeye yapışarak
üremek için biyolojik olarak programlanmış bir
cevaptır.
Biyofilm tabakasının oluşumunu önlemek için tek
bir strateji vardır, o da biyofilm oluşmadan önce
düzenli olarak uygun dozda dezenfeksiyon yap
-
maktır. Büyük depoların mekanik olarak temizliği
mümkün olmasına rağmen bina içindeki borular
TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ, Sayı 92, 2006
31
gibi uzak ve dar noktalara erişmek neredeyse im
-
kansızdır. Biyofilm tabakası, suda belli bir oranda
bulunan dezenfektan maddelerin, bakterilere
ulaşmasını önler. Bu engelleme mekanik ya da
elektrik yüklerindeki farklılıklar nedeniyle oluşur.
Dezenfektan madde tabakanın içine girmeyi ba
-
şarsa bile, jelsi yapı içinde seyrelirler. Yapılmış
olan araştırmalardan bilindiği üzere besin açısın
-
dan fakir ortamlarda yaşayan bakteriler, dezen
-
fektanlara laboratuarda üreyenlerden kat kat faz
-
la direnç gösterirler. Olumsuz şartlar altında ya
-
şayan bakteriler ile mücadelenin çok daha zor ol
-
duğu sonucuna varabiliriz.
3. SONUÇ
Biyofilm tabakasının doğurduğu hijyenik riskler
göz ardı edilemeyecek kadar çeşitli ve büyük ol
-
duğu için su sistemlerinde oluşmasını önlemek
amacıyla tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerin en
başında sistemin en iyi şekilde dizayn edilmesi,
kaliteli tesisat malzemesi kullanılması gelmekte
-
dir. Suyun estetik kalitesini olumsuz etkileyecek
faktörler kontrol altına alınmalıdır. Çünkü şebeke
suyuna, kaynağında ne kadar temiz olursa olsun,
taşındığı boru ve depolarda mikroorganizmalar
karışacaktır. Uygulanan dezenfeksiyon sürecinin
de takibinin yapılması şarttır. Uygulama nokta
-
sında ölçülen dezenfektan dozu uzak uçlarda
seyrelecek ve etkisini yitirecektir. Limitlerin üstün
-
de kullanılacak dozların sistemde korozyona ne
-
den olarak ekonomik kayıplara yol açacağı gibi
suyun kullanıldığı ya da deşarj edildiği ortamda
canlılar üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı
unutulmamalıdır. Özellikle olgun biyofilm tabaka
-
sına dezenfektanların etkisinin çok zayıf olduğu
bilindiğinden mekanik temizlik yapılması gereke
-
bilir. Mekanik temizliğin mümkün olmadığı sis
-
temlerde dispersan özelliğe sahip ürünler kulla
-
nılarak dezenfektanın biyofilm tabakasına erişi
-
mi kolaylaştırılır. Biyofilm tabakasının kontrolü,
su şebeke sistemlerinin sağlıklı işletilmesinde
çok büyük bir paya sahiptir. Tesisat malzemesinin
çeşidi de biyofilm tabakasıyla mücadelede etkin
bir role sahip olduğundan, amaca ve mekana uy
-
gun seçim yapılması şarttır [9].
KAYNAKLAR
1.
Costerton, J.W., Lewandowski, Z., Caldwell,
D.E., Korber, D.R., Lappin-Scott, H.M. Mic
-
robial biofilms Ann Rev Microbiol, 49, 711-
745, 1995.
2. Sutherland, I.W. Biofilm exopolysaccharides: a
strong and sticky framework Microbiol, 147,
3-9, 2001.
3.
Hallam, N.B., West, J.R., Forster, C.F.,
Simms, J. The potential for biofilm growth in
water distribution systems Wat Res, 35,
4063-4071, 2001
4.
LeChevallier, M., Cawthon, C.D., Lee, R.G.
Factors promoting survival of bacteria in
chlorinated water supplies Appl Environ Mic
-
robiol, 54, 649-654, 1988
5.
Boe-Hansen, R., Albrechtsen, H.J., Arvin, E.,
Jorgensen, C. Bulk water phase and biofilm
growth in drinking water at low nutrient con
-
ditions Wat Res, 36, 4477-4486, 2002.
6.
Codony, F., Morato, J., Ribas, F., Mas, J. Ef
-
fect of chlorine, biodegradable dissolved or
-
ganic carbon and suspended bacteria on bi
-
ofilm development in drinking water systems
J Basic Microbiol, 42, 311-319, 2002.
7.
Donlan, R.M. Biofilms: Microbial life on sur
-
faces Emerging Infect Dis, 8, 881-890.
2002.
8.
Türetgen, I.. Comparison of free residual
chlorine and monochloramine for efficacy
against biofilms in model and full scale cool
-
ing towers Biofouling 20:81-85, 2004
9.
Türetgen, I. and A. Cotuk. Formation of Bac
-
terial Biofilms in Model Recirculating Water
System J. Environ. Micropaleo. Microbiol.
Meiobenth. 2, 136-142, 2005.
32
TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ, Sayı 92,
2006
|